44,9022$% 0.05
53,0331€% 0.02
60,8467£% -0.02
6.919,15%-0,48
11.322,00%0,19
45.128,00%0,19
4.794,95%-0,52
14.484,91%-0,71
3399093฿%1.47237
Kimyager, Fizikçi, Mucit Humphry Davy, 17 Aralık 1778 tarihinde Penzance, İngiltere’de dünyaya geldi.
Bir oduncunun beş çocuğunun en büyüğüdür.
Babası Robert Davy 1794 yılında vefat edince dul kalan annesi Grace Millett onu bir eczacının yanına çırak olarak verdi.
Burada kimya ile ilgilendi.
Ayrıca bir rahipten Fransızca öğrendi.
1797 senesinde Fransız kimyacı Antoine Lavoisier’in Traité élémentaire de chimie ( Yeni başlayanlar için kimya) adlı kitabını okudu.
Gelecekteki çalışmalarının çoğu Antoine Lavoisier’in çalışmaları ve Fransız kimyacıların çalışmaları ile ilişkilidir.
“İlmi bir dergi yayımlayan Dr. Thomas Beddoer’e birkaç yazı gönderince, 1798 senesinde doktor Thomas tarafından Bristol’daki, ciğer hastalarının tedavi edildiği hastaneye çağırıldı.
Bristol’deki, ciğer hastalarının tedavi edildiği hastanede yaptığı çalışmalarla 1799 yılında azot protoksidin güldürücü etkisini buldu.
Türlü gazların fizyolojik etkilerini kendi üzerinde yaptığı deneylerle inceledi.
1802 senesinde Humphry Davy o güne kadar yapılmış en güçlü elektrik pilini yaptı.
O sene içinde ince bir platin tel içinden elektrik akımını geçirerek ilk ampülü elde eden Davy, bu şekilde modern ampülün atası olan bu cihazı geliştirdi.
Davy ince bir platin tel içinden elektrik akımını geçirerek ilk elektrik ark lambasını geliştirdi.
Bu buluş, modern ampülün ilk atası oldu.
Ancak, ticari açıdan işlevsel değildi.
Davy platini seçmişti çünkü en yüksek sıcaklıkta eriyen metallerden biri olduğunu biliyordu.
İlk ampul uzun süre dayanmadığı gibi, çok parlak ışık da vermiyordu fakat 75 sene sonra Thomas Alva Edison’un ilk ticari olarak başarılı olan ampülü 1879 yılında üretmesinin önündeki zorlu ve engebeli yolun önünü açmıştı.
Yeni Kraliyet enstitüsünde kimya dersleri vermek üzere Rumford tarafından Londra’ya çağırıldı.
1803 senesinde Bristol’dan Londra’ya gelerek Royal Society’ye girdi.
Daha sonra bu kuruluşun başkanlığına getirildi.
1807 senesinde erimiş külden elektrik akımı geçirdi ve bu yolla önce potasyum adını verdiği elementi, sonra da sodadan sodyum elementini ayırmayı başardı.
1807 senesinde Napolyon Bonapart tarafından Prix du galvanisme ödülü verildi.
1808 senesinde baryum, stronsiyum ve kalsiyumu buldu.
Asit özelliğinin hidrojenin varlığından ileri geldiğini saptayarak asitlerle anhidritlerin farklı olduğu sonucuna vardı.
Ayrıca, elektroliz ürünleri üstüne ölçmeler yaparak doğru elektrik yayını buldu.
1812 senesinde Humphry Davy şövalye oldu ve Kraliyet Enstitüsü’nde ders verdi.
Ona Kimya Fahri Profesörü unvanı verildi.
1813 senesinde asistan olarak Michael Faraday’ı işe aldı ve onunla gazların sıvılaşması üzerinde çalıştı.
Humphry Davy, Ekim 1813 ile Nisan 1815 tarihleri arasında Fransa, İtalya ve İsviçre gezisinde Michael Faraday’ı yanına asistan sekreter olarak aldı ve ona refakat etti.
Bu gezide birçok ünlü bilim adamıyla tanışma imkanı buldu.
1820 yılında Michael Faraday, Davy’nin yanından yardımcılık görevinden ayrıldı.
1813 senesinde Fransa’ya gittiğinde onur konuğu olarak katıldığı Fransa’nın Institut de First Class toplantısında Andre Marie Ampere ile tanıştı.
1813 yılının Aralık ayında Paris’den ayrılarak İtalya’ya gitti. Ayrıca Napoli ve Vezüv Yanardağı’nı ziyaret etti ve burada kristal örnekleri topladı.
Haziran 1814’te Milano’da Alessandro Volta ile tanıştılar.
1815 senesinde İngiltere’ye döndükten sonra Davy, kömür madenlerinde güvenle kullanılabilecek lambaları denemeye başladı.
Klor, 1774 senesinde İsveçli kimyager Carl Wilhelm Scheele tarafından keşfedildi ve buna “dephlogisticated marine acid” adı verildi ve yanlışlıkla oksijen içerdiğini düşündü.
Humphry Davy, Scheele’nin oksimuriatik asit olarak adlandırılan maddesinin asidinin oksijen içermediğini gösterdi.
Bu keşif Antoine Lavoisier’in asitlerin oksijen bileşikleri olarak tanımlanmasını bozdu.
1810 senesinde klorun gerçek adı, klorun aslında bir element olduğu konusunda ısrar eden Humphry Davy tarafından verildi.
Humphry Davy tarafından verilen klor adı¸ “maddenin, belirgin ve karakteristik özelliklerinden biri – rengi”, yeşil-sarı anlamına gelen Yunanca χλωρος (chlōros)’dan gelir.
1813 senesinde Fransız Fen akademisine girdi. Kraliyet enstitüsünde, bağışlarla kurulan özel olarak geliştirilmiş iki bin elemanlık bir pil yardımıyla, pek çok kimyevi ayrışmayı gerçekleştirdi.
1817 senesinde oksitlenme tepkimeleri (hidrojen, alkol), platinin katalitik özelliklerini buldu.
Maden ocaklarında grizu patlamalarına karşı kullanılan tel kafesli emniyet lambasını yaptı.
1827 ve 1828 kışlarında, Herculanum kazılarına katıldı.
Consolalions in Travel or the Last Days of a Philosopher (Gezinin Verdiği Avunma veya Bir Filozofun Son Günleri) adlı bir eser kaleme aldı.
Vefatından sonra karısı, Cenevre akademisinin iki senede bir dağıttığı bir kimya ödülü kurdu.
Humphry Davy, 1812 yılında zengin bir dul olan Jane Apreece ile hayatını birleştirdi.
Humphry Davy, 20 Şubat 1829 tarihinde bir felç geçirdi ve 29 Mayıs 1829 tarihinde Cenevre, İsviçre’de 51 yaşında hayatını kaybetti.
Ödülleri :
Copley Madalyası (1805)
Prix du galvanisme (1807)
Rumford Madalyası (1816)
Kraliyet Madalyası (1827)
Kitapları :
1830 – Consolalions in Travel or the Last Days of a Philosopher (Gezinin Verdiği Avunma veya Bir Filozofun Son Günleri)
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Jeff Buckley Hayatı