DOLAR

46,1116$% 0.02

EURO

53,1487% -0.94

STERLİN

61,9322£% -0.79

GRAM ALTIN

6.409,16%-3,23

ÇEYREK ALTIN

10.648,00%-2,43

TAM ALTIN

42.474,00%-2,37

ONS

4.329,50%-3,25

BİST100

13.694,19%-1,28

BİTCOİN

2789388฿%0.64059

Diyarbakır KAPALI 21°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Lullubiler ve Dağların Direnişi

LULLUBİLER TARİHİ KRONOLOJİSİ

Tarih (MÖ)OlayAçıklama
c. 3000İlk varlık izleriLullubiler, Zagros Dağları’nın batı yamaçlarında, Şehrizor Ovası’nda yaşamaya başlar.
c. 2300Akkad ile ilk temaslarAkkad İmparatorluğu’nun doğuya doğru genişlemesiyle Lullubilerle ilk çatışmalar başlar.
c. 2250Naram-Sin’in seferiAkkad kralı Naram-Sin, Lullubi kralı Satuni’yi yener. Bu zafer, ünlü Naram-Sin rölyefiyle ölümsüzleştirilir.
c. 2200–2100Lullubilerin yeniden bağımsızlığıAkkad İmparatorluğu’nun zayıflamasıyla Lullubiler yeniden bağımsızlık kazanır.
c. 2000Lullubi kralı AnubaniniAnubanini, kendi zaferlerini anlatan bir kaya kabartması yaptırır. Bu kabartma, Lullubilerin kültürel ve siyasi gücünü gösterir.
c. 1900–1800Asur ile temaslarAsur’un yükselişiyle birlikte Lullubiler yeniden Mezopotamya güçleriyle çatışmaya girer.
c. 1300–1000Zamua bölgesi olarak anılmaAsur kaynaklarında Lullubilerin yaşadığı bölge “Zamua” olarak geçer. Lullubiler bu dönemde Asur’a bağlı yarı bağımsız topluluklar hâlinde varlıklarını sürdürür.
c. 900–800Asur seferleriAsur kralları II. Aşurnasirpal ve III. Şalmaneser, Zamua bölgesine seferler düzenler. Lullubiler bu seferlerde boyun eğdirilir.
c. 700Tarih sahnesinden silinmeLullubiler, Asur’un bölgedeki hâkimiyetini pekiştirmesiyle tarihsel kayıtlardan silinir. Etnik olarak diğer dağ halklarıyla kaynaştıkları düşünülmektedir.

Coğrafi Konum ve Yaşam Alanı

  • Yerleşim Alanı: Günümüz Irak Kürdistanı’ndaki Şehrizor Ovası ile İran’ın Kirmanşah bölgesi.
  • Komşuları: Gutiler ve Simurrum şehir devletiyle komşu ve zaman zaman müttefiktiler.

Siyasi ve Askerî Yapı

  • Yönetim Şekli: Monarşi ile yönetilen bir krallık kurmuşlardır.
  • Akkad ile İlişkileri: Akkad İmparatorluğu ile sık sık çatışmalara girdiler. Akkad kralı Naram-Sin, Lullubi Krallığı’nı fethedip bu zaferini bir kaya kabartmasıyla ölümsüzleştirmiştir.

Dil ve Etnik Köken

  • Dil: Lullubilerin konuştukları dil doğrulanamamış ve sınıflandırılamamıştır. Ancak yazıtlarda Akadca kullanılmıştır.
  • Köken Tartışmaları: Bazı araştırmacılar, Lullubilerin Gutilerle birlikte Kürtlerin ataları olabileceğini öne sürmektedir.

Kültürel Miras

  • Sanat ve Yazıtlar: Lullubilerle ilgili bilgiler, antik tabletler ve kabartmalarda yer alır. Özellikle Naram-Sin’in zaferini anlatan rölyef dikkat çekicidir.
  • Görsel Temsil: Akkad kaynaklarında Lullubiler, hayvan postu giymiş, örgülü saçlı ve sakallı savaşçılar olarak betimlenmiştir.

Tarihsel Önemi

  • Zamua Bölgesi: Asur ve Babil kaynaklarında Lullubilerin yaşadığı bölge “Zamua” olarak geçer. Bu bölge aynı zamanda Gutiler ve Subartular için de önemlidir.
  • Sümer ve Akad Yazıtları: Bu halklar genellikle birlikte anılmış, aralarında etnik ve kültürel bağlar olduğu düşünülmüştür

Lullubiler: Zagros’un Gölgesinde Unutulmuş Bir Dağ Krallığı

Zagros Dağları’nın sarp yamaçlarında, Mezopotamya’nın doğu sınırında bir zamanlar savaşçı bir halk yaşardı: Lullubiler. MÖ 3. binyılda tarih sahnesine çıkan bu dağ kavmi, Mezopotamya’nın büyük imparatorluklarıyla çatışmış, kabartmalara konu olmuş ve zamanla tarihin sisleri arasında kaybolmuştur. Peki kimdi bu Lullubiler? Neden Akkad ve Asur krallarının hedefi oldular? Ve neden bazı tarihçiler onları Kürtlerin ataları arasında sayıyor?

Coğrafya ve Kimlik: Dağların Çocukları

Lullubiler, günümüz Irak Kürdistanı ile İran’ın batı sınırındaki Kirmanşah bölgesi arasında kalan Şehrizor Ovası ve çevresinde yaşamışlardı. Bu bölge, tarih boyunca Gutiler, Kassitler ve Subartular gibi dağ halklarının da yurdu olmuş, Mezopotamya’nın doğu kapısı olarak stratejik önem taşımıştır.

Lullubiler, yazılı kaynaklarda genellikle “dağlı barbarlar” olarak tanımlanır. Ancak bu tanım, büyük ölçüde onları yenen medeniyetlerin bakış açısını yansıtır. Gerçekte, Lullubiler kendi krallıklarını kurmuş, siyasi bir yapı oluşturmuş ve Mezopotamya’nın merkezi güçlerine karşı uzun süre direnmişlerdir.

Akkad’ın Zaferi ve Naram-Sin’in Rölyefi

Lullubiler hakkındaki en çarpıcı bilgi, Akkad kralı Naram-Sin’in zafer kabartmasında yer alır. Bu kabartmada Naram-Sin, Lullubi kralı Satuni’yi yenerken betimlenir. Dağlık bir arazide, yıldızlara doğru yükselen kral, düşmanlarını ayakları altına almıştır. Bu sahne, yalnızca bir askeri zaferi değil, aynı zamanda Mezopotamya’nın dağ halkları üzerindeki ideolojik hâkimiyetini de simgeler.

Bu rölyef, Lullubilerin Mezopotamya tarihinde ne kadar önemli bir tehdit olarak algılandığını gösterir. Naram-Sin’in bu zaferi ölümsüzleştirme çabası, Lullubilerin sadece bir “çete” değil, ciddi bir siyasi ve askeri güç olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Dil, Kültür ve Etnik Tartışmalar

Lullubilerin dili hakkında kesin bir bilgi yoktur. Yazılı belgeleri bulunmadığı için dillerinin hangi dil ailesine ait olduğu bilinmemektedir. Ancak Akadca yazıtlarda adları geçer. Bazı araştırmacılar, Lullubilerin Gutilerle birlikte Hint-Avrupa öncesi bir dil konuştuğunu öne sürerken, bazıları onları Kürtlerin etnik ataları arasında sayar. Bu görüş, özellikle Kürt tarih yazımında yankı bulmuştur.

Zamua’dan Lullubi’ye: Asur’un Gözünde Dağ Halkları

Asur kaynaklarında Lullubilerin yaşadığı bölge “Zamua” olarak geçer. Bu bölge, Asur’un doğu sınırında yer alır ve sık sık isyanlarla anılır. Asur kralları, Lullubileri ve komşu dağ halklarını bastırmak için seferler düzenlemiş, bu seferleri yazıtlara ve kabartmalara işlemiştir. Bu belgeler, Lullubilerin Asur döneminde de varlıklarını sürdürdüğünü ve zaman zaman bağımsızlıklarını yeniden kazandıklarını gösterir.

Tarihsel Miras ve Modern Yorumlar

Bugün Lullubiler, Mezopotamya’nın “kaybolmuş halkları” arasında yer alır. Ancak onların hikâyesi, yalnızca bir halkın değil, aynı zamanda merkezî imparatorluklarla çevresel toplumlar arasındaki çatışmanın da tarihidir. Lullubiler, yazılı kültürün dışında kalmış ama taşlara kazınmış bir direnişin simgesidir.

Modern tarihçiler, Lullubileri yalnızca Mezopotamya tarihi içinde değil, aynı zamanda Kürt tarih yazımı, dağ kültürleri, ve erken devletleşme süreçleri bağlamında da ele alıyor. Bu yönüyle Lullubiler, hem arkeolojik hem de ideolojik bir araştırma alanı sunuyor.


Sonuç olarak, Lullubiler, Mezopotamya’nın merkezî güçlerine karşı dağlardan yükselen bir meydan okumaydı. Onların hikâyesi, yalnızca geçmişin değil, bugünün kimlik ve tarih tartışmalarının da bir parçası olmaya devam ediyor.

Lullubi Kralları

KralDönem (yaklaşık)Özellikleri ve Tarihsel Önemi
SatuniMÖ 23. yüzyılAkkad kralı Naram-Sin tarafından mağlup edilmiştir. Naram-Sin’in ünlü zafer rölyefinde diz çökmüş şekilde tasvir edilmiştir. Bu kabartma, Satuni’nin teslim oluşunu ve Lullubi Krallığı’nın Akkad’a boyun eğmesini simgeler.
AnubaniniMÖ 20. yüzyılLullubi Krallığı’nın bağımsızlığını yeniden kazandığı dönemde hüküm sürmüştür. Kendi zaferlerini anlatan bir kaya kabartması (Anubanini Rölyefi) yaptırmıştır. Bu kabartma, Lullubilerin kültürel ve siyasi gücünü belgeleyen en önemli arkeolojik kanıtlardan biridir.

Anubanini Rölyefi

  • Konum: İran’ın Kirmanşah bölgesindeki Sar-e Pol-e Zahab yakınlarında.
  • İçerik: Anubanini, düşmanlarını ayakları altında ezerken ve tanrıça İştar’ın himayesinde gösterilir.
  • Önemi: Bu rölyef, Lullubilerin yalnızca savaşçı değil, aynı zamanda dini ve kültürel sembollerle donanmış bir krallık olduğunu gösterir.

Diğer Olası Krallar
Lullubi krallarının çoğu yazılı kaynaklarda geçmemektedir. Ancak Asur ve Akad yazıtlarında zaman zaman Lullubi bölgesine yapılan seferlerde yerel liderlerden söz edilir. Bu liderlerin adları net olarak bilinmese de, Lullubi Krallığı’nın uzun süreli bir siyasi yapı olduğu anlaşılmaktadır.

Dini İnançlar ve Kültürel Yapı

  • Çoktanrılı Sistem: Lullubiler, Mezopotamya’nın genelinde olduğu gibi çoktanrılı bir inanç sistemine sahipti. Ancak kendi özgün tanrı panteonlarına dair doğrudan yazılı kaynak bulunmamaktadır.
  • Dağ ve Doğa Kültü: Coğrafi konumları gereği dağlar, taşlar ve doğa unsurları kutsal kabul edilmiş olabilir. Bu, komşu Gutiler ve Subartularla ortak bir inanç yapısına işaret eder.
  • Ritüel ve Sembolizm: Kaya kabartmalarında tanrıların huzurunda diz çöken krallar, tanrısal koruma ve meşruiyet arayışını gösterir. Bu, Mezopotamya’daki “kral-tanrı ilişkisi” geleneğinin bir yansımasıdır.

Bilinen Tanrılar

TanrıÖzellikleriKaynak
İştar (Inanna)Savaş, aşk ve bereket tanrıçası. Lullubi kralı Anubanini’nin kabartmasında İştar’ın huzurunda diz çöktüğü görülür. Bu, İştar’ın Lullubiler arasında da tapınıldığını gösterir.Anubanini Rölyefi
Şamaş (Utu)Güneş tanrısı. Doğrudan Lullubi kaynaklarında geçmese de Mezopotamya etkisiyle tanınmış olabilir.Mezopotamya genel kültürü
Enlil / EnkiBüyük tanrılar panteonunun üyeleri. Lullubilerin Mezopotamya ile temasları nedeniyle bu tanrılara da ritüel düzeyde saygı gösterilmiş olabilir.Akad etkisi

Anubanini Rölyefi’nden Dini Yorumlar

  • Tanrısal Meşruiyet: Anubanini, tanrıça İştar’ın huzurunda düşmanlarını ayakları altında ezerken betimlenmiştir. Bu sahne, kralın zaferinin tanrısal onayla gerçekleştiğini simgeler.
  • İştar’ın Rolü: Tanrıça, silahlı ve güçlü bir figür olarak tasvir edilir. Bu, Lullubilerde savaşın kutsal bir yönü olduğunu ve tanrısal güçle özdeşleştirildiğini gösterir.

Yorum ve Değerlendirme

  • Lullubilerin dini yapısı, yazılı kaynak eksikliği nedeniyle büyük ölçüde ikonografi ve komşu kültürlerin etkileri üzerinden anlaşılmaktadır.
  • Akkad ve Asur’un kültürel etkisiyle İştar kültü, Lullubiler arasında da benimsenmiş ve siyasi meşruiyetin bir aracı hâline gelmiştir.
  • Lullubilerin özgün tanrıları hakkında bilgi olmamakla birlikte, doğa merkezli inançlar ve tanrısal savaş gücü temaları öne çıkar.


Proleter Haber sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Zagros Dağları’ndan Mezopotamya’ya Uzanan Halk: Gutiler

HIZLI YORUM YAP