46,1116$% 0.02
53,1487€% -0.94
61,9322£% -0.79
6.409,16%-3,23
10.625,00%-2,64
42.382,00%-2,58
4.329,50%-3,25
13.694,19%-1,28
2846051฿%-2.41433
DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varli, Antalya’daki Manavgat ve Alanya Kadın Kapalı Cezaevleri’nde tutulan kadın mahpusların maruz kaldığı hak ihlallerini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. 5 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirdiği cezaevi ziyaretlerinin ardından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi veren Varli, mahpusların sağlık, iletişim ve yaşam koşullarına ilişkin ciddi iddiaları gündeme getirdi.
Varli’nin önergesinde, cezaevlerinde tutulan kadın mahpusların temel haklara erişimlerinin sistematik biçimde engellendiği, uygulamaların insan onuruna aykırı olduğu ve bazı mahpuslara yönelik keyfi muamelelerin sürdüğü ifade edildi. Özellikle sağlık hizmetlerine erişim, açık görüş hakları, yayınlara ulaşım ve hijyen koşulları gibi temel alanlarda yaşanan sorunlar dikkat çekti.
“Sağlık hakkı engelleniyor, görüş süresi kısıtlanıyor”
Önergede yer alan iddialara göre, kadın mahpuslar sağlık hizmetlerine ulaşmakta ciddi zorluklar yaşıyor. Muayenelerin çift kelepçeyle yapılması, hasta mahpusların tedaviye erişiminin engellenmesi ve sevklerin geciktirilmesi gibi uygulamalar, sağlık hakkının ihlali olarak değerlendirildi. Ayrıca açık görüş sürelerinin yalnızca 45 dakika ile sınırlandırıldığı, bu sürenin mahpusların aileleriyle sağlıklı iletişim kurmaları açısından yetersiz olduğu belirtildi.
“Yayınlar verilmiyor, sosyal haklar kısıtlanıyor”
Varli’nin önergesinde, bazı gazete ve dergilerin mahpuslara verilmediği, sosyal ve kültürel etkinliklerin keyfi biçimde sınırlandırıldığı, iletişim haklarının ise cezaevi idaresinin takdirine bırakıldığı ifade edildi. Kantin ürünlerine erişimde yaşanan sıkıntılar, musluklardan akan kirli su ve yemeklerin beslenme açısından yetersizliği de mahpusların yaşam koşullarını zorlaştıran unsurlar arasında sıralandı.
Tuba Sert’e yönelik uygulamalar Meclis gündeminde
DEM Partili vekil, özellikle Manavgat Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü Tuba Sert’e yönelik uygulamalara dikkat çekti. Sert’in ailesiyle yaptığı görüşmelerin uzun süredir keyfi biçimde sınırlandırıldığı, aile bireylerinin toplu görüş yerine tek tek içeri alındığı ve aynı anda iki kişiyle görüşmesine izin verilmediği belirtildi. Bu uygulamaların, avukatların yaptığı başvurulara rağmen devam ettiği vurgulandı.
“Denetim yapılıyor mu, yasal dayanak ne?”
Varli, Adalet Bakanlığı’na yönelttiği sorularla, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin herhangi bir inceleme ya da denetim yapılıp yapılmadığını, yayın yasaklarının hangi yasal dayanakla uygulandığını ve çift kelepçe uygulamasının hangi kriterlere göre belirlendiğini sordu. Ayrıca kadın mahpusların insan onuruna uygun koşullarda tutulması için bakanlığın planladığı somut adımların neler olduğunu öğrenmek istedi.
“Cezaevleri şeffaf denetime açılmalı”
Varli’nin önergesi, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dair kamuoyunda artan endişeleri yansıtırken, insan hakları örgütleri ve hukukçular da cezaevlerinin bağımsız ve şeffaf denetime açılması gerektiğini savunuyor. Kadın mahpuslara yönelik uygulamaların toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle değerlendirilmesi ve uluslararası insan hakları standartlarına uygun hale getirilmesi çağrıları da giderek artıyor.
Adalet Bakanlığı’nın önergeye vereceği yanıt, cezaevlerindeki uygulamaların yasal çerçevesi ve denetim mekanizmalarının işleyişi açısından belirleyici olacak. Varli’nin girişimi, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin Meclis gündeminde daha görünür hale gelmesine katkı sunarken, kamuoyunun da bu konuda daha fazla bilgi edinmesini sağladı.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Smart Solar işçileri grevde 86. günü geride bıraktı: “İşten atılanlar geri alınmadan masaya oturmayız”