45,9760$% 0.02
53,6526€% 0.55
62,0235£% 0.44
6.661,13%1,63
10.926,00%1,05
43.553,00%1,03
4.504,93%1,58
13.888,03%-0,56
2921296฿%-5.20215
Modern dünyanın Miladi takvime göre yeni yıla girmesinin ardından, Anadolu ve Mezopotamya’nın derin kültürel hafızasında yer eden “Eski Hesap” yılbaşı geleneği, 13 Ocak’ı 14 Ocak’a bağlayan gece kutlanan “Serê Salê” ile yaşatılmaya devam ediyor.
Kürtler başta olmak üzere bölgedeki kadim halkların binlerce yıldır sürdürdüğü bu gelenek, sadece bir tarih değişimini değil, doğanın döngüsüne dayalı bir güneş ritüelini simgeliyor. Mezopotamya’nın çok katmanlı kültürel mirası içinde önemli bir yere sahip olan Serê Salê, her yıl Ocak ayının ortasında, Julien (Rumi) takvimi esas alınarak kutlanıyor.
Güneşin Döngüsüne Dayalı Bir Takvim
Serê Salê’nin kökeni, Sümerler ve Babillere kadar uzanıyor. Güneşin hareketlerine göre şekillenen bu takvimsel ritüel, doğanın yeniden uyanışına, mevsimsel geçişlere ve bereket döngüsüne işaret ediyor. Bu yönüyle Serê Salê, sadece bir yılbaşı değil, aynı zamanda tarım toplumlarının doğayla kurduğu ilişkinin kültürel bir yansıması olarak öne çıkıyor.
Yüzyıllar boyunca sözlü kültür aracılığıyla aktarılan bu gelenek, özellikle kırsal bölgelerde ve topluluk hafızasında canlılığını korudu. Son yıllarda ise sivil toplum kuruluşlarının ve yerel halkın çabalarıyla kent merkezlerinde de yeniden görünür hale geldi.
Kalikê Sersalê: Yılbaşı Dedesi ve Ters Yüz Edilen Roller
Serê Salê kutlamalarının en dikkat çekici unsurlarından biri, “Kalikê Sersalê” yani Yılbaşı Dedesi figürüdür. Bu karakter, çocuklar ve gençler tarafından canlandırılır. Kutlamalar sırasında gençler kılık değiştirerek sokaklara çıkar, toplumsal rollerin ters yüz edildiği teatral gösteriler sergiler. Erkekler kadın, kadınlar erkek kılığına girerek mizahi ve eleştirel performanslar sunar.
Davul ve zurna eşliğinde kapı kapı dolaşan gruplar, ev sahiplerine bereket dileyen geleneksel tekerlemeyi söyler:
“Serê salê binê salê, Xwedê kurekê bide vê malê, Amîn!”
(Yılın başı, yılın sonu; Allah bu eve bir erkek evlat versin, Amin!)
Ev sahipleri ise bu dileğe karşılık olarak çocuklara kuruyemiş, meyve ya da harçlık vererek geleneği sürdürür. Bu karşılıklı alışveriş, hem toplumsal dayanışmayı hem de kuşaklar arası kültürel aktarımı pekiştirir.
Diyarbakır, Mardin ve Siirt’te Etkinlikler
Unutulmaya yüz tutan bu kadim gelenek, özellikle Diyarbakır’ın Sur ilçesi, Mardin’in tarihi mahalleleri ve Siirt’in köylerinde düzenlenen etkinliklerle yeniden canlandırılıyor. Yerel dernekler, kültür evleri ve gönüllü yurttaşların katkılarıyla organize edilen kutlamalarda, geleneksel kıyafetler, halk oyunları, müzik dinletileri ve tiyatral performanslar yer alıyor.
Bu etkinlikler, sadece nostaljik bir anma değil; aynı zamanda kültürel sürekliliğin sağlanması, genç kuşakların bu mirasla tanışması ve toplumsal belleğin diri tutulması açısından da büyük önem taşıyor.
Kültürel Direnç ve Hafıza
Serê Salê, modernleşme süreçlerinin ve resmi takvim sistemlerinin gölgesinde unutulmaya yüz tutmuş olsa da, halk belleğinde hâlâ güçlü bir yer tutuyor. Bu yönüyle, sadece bir yılbaşı kutlaması değil; aynı zamanda kültürel direnç, kimlik ve aidiyetin ifadesi olarak da okunabilir.
Kadim Mezopotamya’nın güneşle kurduğu ilişkinin bir yansıması olan bu gelenek, bugün hâlâ Diyarbakır’ın dar sokaklarında yankılanan tekerlemelerle, Mardin’in taş evlerinde çalınan zurnalarla ve Siirt’in köylerinde yakılan ateşlerle yaşamaya devam ediyor.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Tedavi için gittiği devlet hastanesinden ölüsü çıktı, aile adalet istiyor
1
Gar Katliamında kritik karar: Polisler hakkında soruşturma yolu açıldı
20121 kez okundu
2
Kadın spikerden Ersoy için ‘grup seks’ iddiası: ‘Parayı rulo yapıp kokain içti’
941 kez okundu
3
İmamoğlu’nun diploması için istinaftan yeni karar
357 kez okundu
4
Komünizme Adanmış Bir Yaşam: Erebê Şemo
327 kez okundu
5
11. Yargı Paketi’nin ilk 15 maddesi kabul edildi: Hukuki değişiklikler neler?
321 kez okundu