47,1662$% 0.14
53,9626€% -0.11
63,4042£% -0.32
6.052,99%0,52
9.925,00%0,22
39.535,00%0,22
3.992,24%0,41
14.001,38%-1,75
2979761฿%-1.22227
Hatay’ın Yayladağı ilçesinde bulunan sınır hattı, Akdeniz havzasından gelen emek ve demokrasi güçlerinin Suriye’de sivillere yönelik süren saldırılara karşı gerçekleştirdiği kitlesel eyleme sahne oldu. Çukurova, Hatay, Mersin, Adana ve Osmaniye’den gelen çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü ve yurttaş, “Suriye’deki katliamlara geçit vermeyeceğiz” sloganıyla Yayladağı Sınır Kapısı’nda bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.
Katılımcılar, Suriye’de yaşanan saldırıların ve insani yıkımın üzerinin örtülmesine izin verilmeyeceğini vurgularken, emperyalist müdahalelere ve savaş politikalarına karşı sert tepki gösterdi. Açıklamalarda, bölge halklarının barış, eşitlik ve kardeşlik taleplerinin bastırılamayacağı ifade edildi.
Eyleme DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni, YSP Eş Sözcüsü Didem Göçer, TÖP PM Üyesi İpek Karanfil, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, HDK Eş Sözcüleri Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu, DEM Parti milletvekilleri George Aslan ve Zeki İrmez, SODAP MYK Üyesi Orhan Kok, SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz gibi çok sayıda siyasi temsilci katıldı.
“Halep’e yapılan saldırılar barış sürecine sıkılan kurşundur”
Basın açıklamasında ilk sözü alan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Kürt halkına yönelik başlatılan saldırıların, Suriye’deki barış ve diyalog sürecine açık bir sabotaj olduğunu ifade etti. Hatimoğulları, “Bu saldırılar, Halep’teki yeni dönemin ve beklenen demokratik entegrasyonun önüne büyük engeller koymayı hedefliyor” dedi.
Türkiye’nin Suriye politikasını da eleştiren Hatimoğulları, “Türkiye, Suriye’de ateşi körüklememeli, barışın dili kurulmalı. Kürt’ün de, Alevi’nin de, Arap’ın da, Hristiyan’ın da kanı aktı. İç barışı öncelemeliyiz” çağrısında bulundu.
“HTŞ’ye verilen destek çekilmeli”
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, Türkiye’nin HTŞ ile kurduğu ilişkilere dikkat çekerek, “Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakanı’nın HTŞ’ye destek açıklamaları, Suriye’deki halklara reva görülen zulmün itirafıdır” dedi. Başkavak, “Bu katliamları durdurun, HTŞ’ye verdiğiniz desteği çekin” diyerek iktidara açık çağrıda bulundu.
“Katliamlara karşı birleşik mücadele şart”
Başta Kürtler ve Aleviler olmak üzere Suriye halklarının hedef alındığını belirten Başkavak, “Suriye’nin geleceği emperyalist güçler ya da bölge gericilikleri tarafından değil, halkların ortak mücadelesiyle belirlenecek” dedi. Tüm işçilere ve emekçilere seslenen Başkavak, sessiz kalınmaması gerektiğini vurguladı.
“Halep’te yaşananlar etnik temizliktir”
HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, Halep’teki saldırıların sıradan bir çatışma değil, açık bir kuşatma ve etnik temizlik girişimi olduğunu belirtti. Beştaş, “Eğer sözlerinde samimilerse, Kürt halkının uzattığı barış eline bombalarla yanıt verilmez” diyerek barış çağrısının karşılık bulması gerektiğini ifade etti.
“Saldırıların merkezi Şam değil, Ankara”
DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, HTŞ’nin saldırılarının merkezinin Şam değil Ankara olduğunu savundu. Bayındır, “HTŞ adı altında hareket eden 40 bin kişilik güç aslında IŞİD’dir. Bu karanlık yapı, Suriye’nin geleceğini tehdit ediyor” dedi. Rojava’daki direnişin yalnızca Kürtler için değil, tüm ezilen halklar için olduğunu vurguladı.
“Bu suça ortak olmayın”
ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni, Türkiye’deki işçilere ve emekçilere seslenerek, “Bu suça ortak olmayın. Kürt halkının katliamından kimseye barış da, gelecek de çıkmaz” dedi. Çepni, halkların yan yana gelerek zulme karşı birleşik mücadele yürütmesi gerektiğini söyledi.
“Rojava modeli hedefte”
SYKP Eş Genel Başkanı Mert Titiz, Rojava’daki halkçı, çoğulcu ve katılımcı yönetim modelinin yok edilmek istendiğini belirtti. “Kadınların, gençlerin söz sahibi olduğu, halkların birlikte yönettiği bu model ortadan kaldırılsın isteniyor. Ancak Rojava halkı buna boyun eğmeyecek” dedi.
“Saldırılar çözüm karşıtı güçlerin işidir”
YSP PM Üyesi Didem Göçer, HTŞ’nin saldırılarını Suriye’de tekçi bir anlayışın dayatılması olarak değerlendirdi. Göçer, saldırıların SDG ile Suriye ordusu arasındaki entegrasyon görüşmelerinin sürdüğü bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekerek, insan hakları örgütlerini sürece müdahil olmaya çağırdı.
“Bayrama katliam gölgesi düşmesin”
TÖP PM Üyesi Taylan Görür, Arap Alevi halkının 14 Ocak bayramına katliamların gölgesinde girdiğini belirterek, “Suriye’de eşitlik ve özgürlük isteyen halklar ayaktadır. Direnen Alevi ve Kürt halkına selam olsun” dedi.
Yayladağı’ndaki eylem, Suriye’deki halklara yönelik saldırılara karşı Türkiye kamuoyunda yükselen dayanışma çağrılarının bir yansıması olarak dikkat çekti. Katılımcılar, barış, eşitlik ve halkların kardeşliği temelinde mücadeleyi büyütme kararlılıklarını yineledi.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Ödüllü polis 24 kilo eroinle yakalanmıştı: Cezası belli oldu
1
Gar Katliamında kritik karar: Polisler hakkında soruşturma yolu açıldı
23439 kez okundu
2
Diyarbakır Bağlar Belediyesinde Maaş Krizi
2421 kez okundu
3
Kadın spikerden Ersoy için ‘grup seks’ iddiası: ‘Parayı rulo yapıp kokain içti’
955 kez okundu
4
İmamoğlu’nun diploması için istinaftan yeni karar
368 kez okundu
5
Komünizme Adanmış Bir Yaşam: Erebê Şemo
342 kez okundu