45,9017$% 0.04
53,4822€% 0.05
61,6704£% -0.08
6.661,25%0,45
11.072,00%1,29
44.139,00%1,29
4.522,69%0,59
13.662,75%-1,64
3381929฿%0.74083
Bilecik’in Bozüyük ilçesinde yer alan Karaağaç Tümülüsü’nde yürütülen arkeolojik kazılar, Frigya Krallığı’nın siyasi yapısına dair ezberleri bozabilecek nitelikte bulgular ortaya koydu. MÖ 8. yüzyıla tarihlenen ve anıtsal mimarisiyle dikkat çeken bu mezarın, efsanevi “Altın Dokunuş”uyla tanınan Kral Midas’ın ailesinden birine ya da kraliyetle yakın ilişkili bir seçkine ait olabileceği düşünülüyor.
Gordion’un Gölgesinde, 160 Kilometre Uzakta Bir Kraliyet Mezarı
Frigya Krallığı’nın başkenti Gordion’un yaklaşık 160 kilometre batısında yer alan Karaağaç Tümülüsü, bugüne dek Frigya’nın merkeziyetçi bir yapıya sahip olduğu yönündeki yaygın görüşe meydan okuyor. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden arkeolog Dr. Hüseyin Erpehlivan’ın öncülüğünde yürütülen kazılar, Frigya’da siyasi gücün yalnızca başkentte toplanmadığını, aksine krallığın farklı bölgelerinde de önemli figürlerin etkili olduğunu gösteriyor.
Dr. Erpehlivan, “Tarihsel olarak Frigya, genellikle Assur ya da Urartu gibi merkezi imparatorluklara benzetilirdi. Ancak Karaağaç Tümülüsü’ndeki bulgular, bu görüşü sorgulamamıza neden oluyor. Başkentten bu kadar uzak bir noktada, bu denli anıtsal bir mezarın inşa edilmiş olması, Frigya’da siyasi gücün daha dağınık bir yapıya sahip olduğunu düşündürüyor” dedi.
Kraliyet Hediyesi mi, Kraliyet Mezar mı?
Tümülüsün mimarisi ve içindeki buluntular, Gordion’daki kraliyet mezarlarıyla dikkat çekici benzerlikler taşıyor. Ahşap odalı mezarın yapısı ve içindeki seramik kaplar, bronz situlalar ve üzerlerinde Frig yazıtları bulunan objeler, mezarın yüksek statülü bir kişiye ait olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle situlaların varlığı önemli bir ipucu sunuyor. Daha önce yalnızca Gordion’daki Midas Tümülüsü’nde belgelenmiş olan bu özenle işlenmiş bronz kaplar, mezarın sahibinin kraliyet ailesiyle doğrudan bir bağı olabileceğini düşündürüyor.
Ancak Dr. Erpehlivan, bu gösterişli hediyelerin illa ki mezarın bir krala ait olduğunu kanıtlamadığını belirtiyor: “Bu, bölgedeki bir valiye ya da kraliyetle bağlantılı önemli bir figüre yapılmış bir ‘kraliyet hediyeleşmesi’nin sonucu da olabilir.”
Tümülüsün Keşfi ve Mimari Özellikleri
Karaağaç Tümülüsü, 2010 yılında uydu görüntülerinde tespit edilen yağma izleri sayesinde keşfedildi. 2013’ten bu yana süren kazılarda, yaklaşık 60 metre çapında ve 8 metre yüksekliğinde bir mezar yapısı ortaya çıkarıldı. Tümülüs, çevredeki düzlükten 30 metreden fazla yüksekte yer alıyor. American Journal of Archaeology dergisinin Ocak sayısında yayımlanan yeni çalışmada, mezarın mimarisi ve içeriği detaylı biçimde analiz edildi.
Dr. Erpehlivan, mezarın MÖ 740 ile 690 yılları arasına tarihlendiğini belirtiyor. Bu dönem, Kral Midas’ın hüküm sürdüğü yıllarla örtüşüyor. Pennsylvania Üniversitesi’nden arkeolog Brian Rose da bu tarihlendirmeyi önemli buluyor: “Bu mezarın Midas dönemine tarihlenmesi özellikle dikkat çekici. Çünkü Gordion’da yeni kazılan iki tümülüs de aynı döneme ait.”
Midas’ın Gölgesi: Efsane ve Gerçek Arasında
Kral Midas, antik Yunan mitolojisinde dokunduğu her şeyi altına çeviren “Altın Dokunuş” efsanesiyle tanınıyor. Bu öykü, MÖ 4. yüzyılda Aristoteles tarafından açgözlülüğe dair bir ibret hikâyesi olarak aktarılmıştı. Ancak Midas, aynı zamanda MÖ 8. yüzyılda Orta Anadolu’da hüküm sürmüş gerçek bir Frig kralıydı. Antik Yunan kaynakları onun olağanüstü zenginliğinden söz ederken, Gordion yakınlarındaki 120’den fazla tümülüs de bu zenginliğin arkeolojik izlerini taşıyor. Bu tümülüslerin yaklaşık yarısı incelenmiş olsa da, Midas’ın mezarı henüz bulunmuş değil.
Karmaşık Bir Gömü Geçmişi
Karaağaç Tümülüsü’nde insan kalıntılarına da rastlandı. Ancak araştırmacılar, bu kemiklerin mezarın asıl sahibine ait olmadığını düşünüyor. Bazı kalıntıların daha önce bölgede var olan eski bir mezarlıktan, bazılarının ise Frig mezarının inşasından sonra yapılan gömütlerden geldiği belirtiliyor. Bu durum, tümülüsün yaklaşık üç bin yıllık bir gömü geçmişine sahip olduğunu gösteriyor.
Dr. Erpehlivan ve ekibinin çalışmaları, Frigya’nın siyasi ve kültürel yapısına dair yeni sorular ortaya koyarken, Anadolu arkeolojisinin en gizemli figürlerinden biri olan Kral Midas’ın izini sürmeye devam ediyor. Karaağaç Tümülüsü, yalnızca bir mezar değil; aynı zamanda Frigya’nın çok merkezli yapısını, kraliyet ilişkilerini ve bölgesel güç dengelerini anlamak için önemli bir anahtar olabilir.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Şırnak Üniversitesi’nde “Adrese Teslim” Kadro İddiası: Dövüş Sporları Şartı Tepki Çekti
ARKEOLOJI
67.800 Yıllık El İzi Sanatı: Endonezya’daki Mağara Keşfi İnsanlık Tarihini Yeniden Yazıyor
1
Taş tepelerde şaşırtan keşifler! ‘Ölüm yüzü’ heykeli bilim dünyasını heyecanlandırdı
227 kez okundu
2
Heyecanlandıran keşif: ”İlk kez denk geldik”
183 kez okundu
3
Efes’te Mısır tanrısı kabartmalı tütsü bulundu
179 kez okundu
4
İznik’te tarihi keşif: ‘Çoban İsa’ freski gün yüzüne çıktı
157 kez okundu
5
Antik Kentte Saray Kalıntıları Bulundu
147 kez okundu