46,1116$% 0.02
53,1487€% -0.94
61,9322£% -0.79
6.409,16%-3,23
10.648,00%-2,43
42.474,00%-2,37
4.329,50%-3,25
13.694,19%-1,28
2789388฿%0.64059
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Deprem ve Kurumlara Eleştiri
Hatimoğulları, konuşmasına 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenleri anarak başladı. Depremin yıl dönümünde parti yönetimiyle birlikte deprem bölgesinde olduklarını belirten Hatimoğulları, AFAD’ın donanımsız ve hazırlıksız olduğunu, Kızılay’ın ise geçmişteki uluslararası yardım kapasitesinden uzaklaştığını söyledi. Kurumların içinin boşaltıldığını ve liyakatsizliğin belirleyici olduğunu ifade etti.
Aradan üç yıl geçmesine rağmen binlerce kişinin hâlâ konteynerlerde yaşadığını vurgulayan Hatimoğulları, Adıyaman’da 40 bin, Hatay’da ise 150 bini aşkın yurttaşın konteyner kentlerde hayatını sürdürdüğünü hatırlatarak, “21 metrekareye 3 yıldır sığdırılmış hayatlar söz konusu” dedi. İstanbul için uyarılarda bulunan Hatimoğulları, imar affı, rant politikaları ve ihmallerin hesabının sorulacağını belirterek, “Unutmayacağız, unutturmayacağız” ifadelerini kullandı.
ESP Operasyonu ve Komünist Manifesto
Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik operasyonlara değinen Hatimoğulları, çok sayıda ismin tutuklandığını anımsatarak serbest bırakılmaları çağrısında bulundu. Hatimoğulları, “Suç sayılan Komünist Manifesto kitabı var. Manifesto kapitalizme karşı; işçinin, emekçinin, yoksulun, ezilenin, sömürülenin hakkını savunan bir ideolojinin temelini oluşturur. Hemen herkesin kütüphanesinde yer alıyor” dedi.
Barış Süreci ve 30 Ocak Mutabakatı
Hatimoğulları, Türkiye’de barış ihtiyacının uzun süredir sınır ötesi gelişmelere bağlandığını belirterek, barış sürecinde somut adımlar atılmadığını söyledi. SDG ve HTŞ arasında 30 Ocak’ta imzalanan mutabakata dikkat çeken Hatimoğulları, “Bu mutabakatın gereklilikleri üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Uluslararası topluma düşen görev bu mutabakatın hayata geçmesi için katkı sunmaktır. Türkiye’ye büyük sorumluluklar düşüyor. Mutabakat sabote edilmemeli” ifadelerini kullandı.
Demokratikleşme, Hukuk ve Özgürlükler
Barış sürecini üç temel perspektiften ele aldıklarını belirten Hatimoğulları, demokratikleşmenin vazgeçilmez koşulunun kayyım uygulamalarının sonlandırılması olduğunu söyledi. Cezaevinde tutulanların özgürlüğe kavuşmasının sürecin parçası olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, ana dilde eğitimin kültürel bir hak olduğunu ifade etti.
Hukukun askıya alındığı yerde barışın kalıcı olamayacağını belirten Hatimoğulları, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmadığı bir ülkede barış sürecinin inandırıcılığını yitirdiğini söyledi. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Osman Kavala ve Can Atalay’ın tutukluluğuna dikkat çeken Hatimoğulları, “Umut hakkı Sayın Abdullah Öcalan dahil, siyasi tutsaklar için tanınmazsa hukuki zemin eksik kalır” dedi.
Hatimoğulları, özgürlüklerin barışın temel şartı olduğunu belirterek, örgütlenme ve basın özgürlüğü olmadan barışın mümkün olmayacağını vurguladı.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Suriye Yüksek Alevi İslam Konseyi: HTŞ saldırıları meşrulaştırmaya çalışıyor
1
Gar Katliamında kritik karar: Polisler hakkında soruşturma yolu açıldı
20249 kez okundu
2
Kadın spikerden Ersoy için ‘grup seks’ iddiası: ‘Parayı rulo yapıp kokain içti’
944 kez okundu
3
İmamoğlu’nun diploması için istinaftan yeni karar
358 kez okundu
4
Komünizme Adanmış Bir Yaşam: Erebê Şemo
329 kez okundu
5
11. Yargı Paketi’nin ilk 15 maddesi kabul edildi: Hukuki değişiklikler neler?
324 kez okundu