44,9315$% 0.1
52,6788€% -0.23
60,6425£% -0.15
6.846,98%0,54
11.175,00%0,30
44.549,00%0,30
4.744,13%0,52
14.290,67%-0,59
3519027฿%3.10683
Türkiye’de artan nüfus, iklim değişikliği ve su kaynaklarının yanlış kullanımı nedeniyle büyüyen su kıtlığı riski, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nı harekete geçirdi. Bakanlık, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde yaptığı değişiklikle 1 Ocak 2026 itibarıyla belirli büyüklükteki yapılarda yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanım sistemlerini zorunlu hale getirdi.
RUHSAT VE İSKÂN ŞARTINA DÖNÜŞTÜ
Yeni düzenlemeye göre, bu sistemleri içermeyen projelere yapı ruhsatı verilmeyecek. İnşaatı devam eden yapılarda ise gerekli kurulumlar yapılmadığı takdirde yapı kullanım izin belgesi, yani iskan düzenlenmeyecek. Böylece su tasarrufu sağlayan altyapı sistemleri, yapılaşmanın temel koşullarından biri haline getirildi.
HANGİ YAPILAR ZORUNLU KAPSAMDA?
Yağmur suyu hasadı sistemi kurulması gereken yapılar:
– Parsel alanı 2.000 metrekare ve üzeri olan yapılar
– Çatı alanı 1.000 metrekareyi aşan binalar
– Tüm kamu binaları
Gri su geri kazanım sistemi kurulması gereken yapılar:
– 200 yatak ve üzeri kapasiteye sahip oteller
– 10.000 metrekareyi aşan alışveriş merkezleri
– 30.000 metrekareden büyük kamu binaları
SİSTEMLER NASIL ÇALIŞACAK?
Yağmur suyu hasadı sisteminde, binaların çatılarına düşen yağmur suları filtrelenerek depolanacak. Bu su, rezervuarların doldurulmasında ve bahçe sulamasında kullanılacak. Depolama hacmi, yıllık toplanabilir yağmur suyunun en az %6’sını karşılayacak şekilde planlanacak.
Gri su sisteminde ise duş ve lavabolardan gelen “hafif kirli” sular arıtılarak yeniden kullanılacak. Bu sistemlerin kapasitesi, bağlı oldukları rezervuarların günlük su ihtiyacının en az yarısını karşılayacak şekilde projelendirilecek.
UZMANLARDAN KRİTİK UYARI: “SU STRESİ KRONİKLEŞİYOR”
Uzmanlar, Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığına dikkat çekiyor. 2000 yılında kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.652 metreküp iken, bu rakam 2023 itibarıyla 1.120–1.313 metreküp seviyelerine geriledi. Bilim insanları, gerekli önlemler alınmadığı takdirde:
– 2030’dan itibaren daha sık su krizleri yaşanabileceğini
– 2040’a kadar kronik kuraklık riskinin artacağını
– 2050’ye gelindiğinde ise su kıtlığına bağlı ekonomik ve toplumsal etkilerin derinleşeceğini
belirtiyor.
AMAÇ: SÜRDÜRÜLEBİLİR SU YÖNETİMİ
Bakanlık yetkilileri, bu adımın Türkiye’nin su kaynaklarını daha verimli kullanmak ve iklim değişikliğine karşı dirençli kentler oluşturmak amacıyla atıldığını belirtiyor. Yeni düzenlemenin, hem çevresel sürdürülebilirliği hem de uzun vadeli ekonomik faydayı hedeflediği vurgulanıyor.
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Futbol maçında silahlı saldırı: Çok sayıda ölü ve yaralı var
1
Gar Katliamında kritik karar: Polisler hakkında soruşturma yolu açıldı
18109 kez okundu
2
Kadın spikerden Ersoy için ‘grup seks’ iddiası: ‘Parayı rulo yapıp kokain içti’
925 kez okundu
3
İmamoğlu’nun diploması için istinaftan yeni karar
340 kez okundu
4
11. Yargı Paketi’nin ilk 15 maddesi kabul edildi: Hukuki değişiklikler neler?
302 kez okundu
5
Komünizme Adanmış Bir Yaşam: Erebê Şemo
295 kez okundu