DOLAR

44,9343$% 0.1

EURO

52,7707% -0.07

STERLİN

60,7024£% -0.06

GRAM ALTIN

6.856,81%0,69

ÇEYREK ALTIN

11.183,00%0,72

TAM ALTIN

44.571,00%0,71

ONS

4.750,40%0,65

BİST100

14.375,40%-0,76

BİTCOİN

3426543฿%0.372

Diyarbakır PARÇALI BULUTLU 17°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

ABD’den SDG’ye ‘Size ihtiyacımız kalmadı’

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye’de Kürtlerin geleceğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Esad sonrası dönemde Ahmed el-Şaraa liderliğinde kurulan yeni hükümetin Kürtler için “tarihi bir eşik” oluşturduğunu söyledi. Barrack, bu sürecin Kürtlerin uzun yıllardır mahrum bırakıldıkları vatandaşlık, kültürel haklar ve siyasi katılım açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.

Barrack, Beşar Esad döneminde birçok Kürdün vatansız bırakıldığını, Kürtçenin kamusal alanda kullanımının yasaklandığını ve Kürtlerin sistematik ayrımcılığa maruz kaldığını hatırlatarak, geçiş sürecinin bu tabloyu değiştirebileceğini ifade etti.

ABD-SDG Ortaklığı Yeniden Tanımlanıyor

ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki askeri varlığının geçmişte IŞİD’le mücadeleye dayandığını belirten Barrack, Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG), 2019’da IŞİD’in sözde hilafet yapısının çökertilmesinde en etkili kara gücü olduğunu vurguladı. SDG’nin El-Hol ve El-Şeddadi gibi kamplarda binlerce IŞİD mensubu ve ailesini tuttuğunu belirten Barrack, o dönemde Şam’da işlevsel bir merkezi yönetimin bulunmadığını ve Esad rejiminin İran ve Rusya ile olan ittifakları nedeniyle ABD açısından güvenilir bir ortak olmadığını söyledi.

Ancak Barrack’a göre, 2025 sonunda Şam yönetiminin IŞİD’le Mücadele Küresel Koalisyonu’na katılması, ABD ile iş birliği konusunda yeni bir yönelime işaret ediyor. Bu gelişme, ABD-SDG ortaklığının gerekçesini de dönüştürmüş durumda. Barrack, merkezi hükümetin artık IŞİD’le mücadelede güvenlik sorumluluğunu üstlenebilecek kapasitede olduğunu vurguladı.

Entegrasyon Anlaşması ve Sahadaki Devir

Barrack, ABD’nin sahadaki rolünün artık SDG’nin bağımsız bir askeri yapı olarak sürmesini teşvik etmekten çok, geçiş sürecini kolaylaştırmaya odaklandığını belirtti. Bu kapsamda, 18 Ocak’ta Şam yönetimi ile SDG arasında bir entegrasyon anlaşmasının imzalandığını açıkladı.

Anlaşma, SDG mensuplarının bireysel olarak ulusal orduya entegre edilmesini, petrol sahaları, barajlar ve sınır kapıları gibi stratejik altyapının Şam’a devrini ve IŞİD tutuklularının bulunduğu tesislerin merkezi yönetime bırakılmasını öngörüyor. Barrack, bu başlıkların sürecin en tartışmalı unsurları arasında yer aldığını da kabul etti.

“Kürtler İçin Kalıcı Hakların Önü Açılıyor”

Barrack, entegrasyon sürecinin hayata geçmesi halinde, daha önce vatansız bırakılan Kürtlerin tam vatandaşlık hakkına kavuşabileceğini, Kürt kimliğinin anayasal güvence altına alınabileceğini ve Kürtçenin eğitim dili olarak kullanılabileceğini ifade etti. Ayrıca Newroz’un ulusal bayram olarak tanınması ve Kürtlerin siyasi yönetime tam katılımının da mümkün olabileceğini belirtti.

Ancak sürecin kırılgan ateşkesler, zaman zaman yaşanan çatışmalar, sertlik yanlısı grupların varlığı ve geçmişe dair hesaplaşma talepleri gibi riskler barındırdığını da vurgulayan Barrack, ABD’nin bu riskleri azaltmak için güvence mekanizmaları üzerinde çalıştığını söyledi.

ABD’nin İki Temel Önceliği

Barrack, ABD’nin Suriye’de uzun vadeli bir askeri varlık hedeflemediğini belirterek, Washington’un iki temel önceliğini şöyle sıraladı: SDG’nin halen kontrol ettiği IŞİD tutuklularının bulunduğu cezaevi ve kampların güvenliğinin kesintisiz sürdürülmesi ve SDG ile Suriye hükümeti arasındaki temasların kolaylaştırılarak, SDG unsurlarının barışçıl biçimde ulusal yapıya entegre edilmesi.

Barrack, bu sürecin Kürtlerin tanınmış bir Suriye ulus-devleti içinde kalıcı haklar ve güvenlik elde etmeleri açısından şimdiye kadarki en güçlü fırsat olduğunu vurguladı.


Proleter Haber sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Mesud Barzani: Suriye’deki durum kardeşlerimize zarar verecek bir noktaya götürülmemeli

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.