DOLAR

45,9165$% -0.1

EURO

53,5748% 0.07

STERLİN

61,8566£% 0.03

GRAM ALTIN

6.687,67%0,85

ÇEYREK ALTIN

11.138,00%1,89

TAM ALTIN

44.402,00%1,89

ONS

4.540,06%0,98

BİST100

13.662,75%-1,64

BİTCOİN

3374497฿%0.00147

Diyarbakır AÇIK 21°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Proleter Haber
  • Ekonomi
  • İcra dosyası sayısı 24 milyonu aştı: Türkiye’de her üç kişiden biri icralık

İcra dosyası sayısı 24 milyonu aştı: Türkiye’de her üç kişiden biri icralık

Türkiye’de ekonomik kriz, yüksek faiz politikaları ve daralan gelir düzeyi, yurttaşların borç yükünü ağırlaştırırken, icra ve iflas dairelerindeki dosya sayısı 2025 yılı sonunda 24 milyon sınırını geçti. Karşılıksız çek ve protestolu senet tutarları da rekor seviyelere ulaştı.

Türkiye’de ekonomik göstergeler, yurttaşların borçla yaşadığını ve bu borçların giderek ödenemez hale geldiğini ortaya koyuyor. Ekomim’den Hüseyin Gökçe’nin Adalet Bakanlığı verilerine dayandırdığı haberine göre, 2025 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla karşılıksız çek tutarı 225 milyar lirayı aşarken, protestolu senet tutarı 81 milyar liraya yaklaştı. Aynı dönemde icra ve iflas dairelerindeki dosya sayısı 24 milyon sınırını geçerek tarihi bir zirveye ulaştı.

Her üç kişiden biri icralık

Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusu dikkate alındığında, 24 milyon icra dosyası, yaklaşık her üç kişiden birinin icralık olduğu anlamına geliyor. Bu tablo, bireysel borçluluğun ulaştığı boyutu ve ekonomik kırılganlığın toplumsal düzeydeki etkilerini gözler önüne seriyor.

Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılı içinde icra-iflas dairelerine gelen ve henüz sonuçlandırılmamış dosya sayısı 1 milyon 688 bin artarak 23 milyon 944 bine yükseldi. 12 Ocak 2026 itibarıyla bu sayı 24 milyon 18 bine ulaştı. Günlük ortalama icra dosyası sayısı ise 4 bin 691 olarak kaydedildi.

Son 10 yılda 9 milyonluk artış

İcra dosyası sayısındaki artış son 10 yılda kesintisiz sürdü. 2016 yılında 15 milyon 280 bin olan dosya sayısı, 2019’da ilk kez 20 milyon sınırını aşarak 20 milyon 312 bine çıktı. Pandemi yılı olan 2020’de 22 milyonun üzerine çıkan dosya sayısı, 2021’de de artmaya devam etti.

2022 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan ve 2 bin liranın altındaki icra dosyalarının silinmesini öngören düzenleme sonrası dosya sayısında geçici bir düşüş yaşandı. Bu düzenlemenin etkisiyle 2023 yılında dosya sayısı 21 milyon 308 bine geriledi. Ancak bu düşüş kalıcı olmadı; 2024 ve 2025 yıllarında yeniden yükselişe geçerek 24 milyon sınırını aştı.

Ekonomik daralma ve yüksek faiz etkisi

Uzmanlara göre, son iki yıldaki hızlı artışın temel nedenleri arasında yüksek faiz politikası, enflasyon karşısında eriyen ücretler ve daralan ekonomik faaliyetler yer alıyor. Özellikle küçük esnaf, çiftçi ve ücretli çalışanlar, borçlarını ödeyemez hale gelirken, bankalara ve finans kuruluşlarına olan borçlar icra takibine düşüyor.

Karşılıksız çek ve protestolu senet tutarlarının da rekor seviyelere ulaşması, ticari ilişkilerde güven krizini derinleştiriyor. 225 milyar lirayı aşan karşılıksız çek tutarı, işletmelerin nakit akışında ciddi sorunlar yaşadığını gösteriyor.

Sosyal sonuçlar ağırlaşıyor

İcra dosyası sayısındaki artış, yalnızca ekonomik değil, sosyal sonuçlarıyla da dikkat çekiyor. Borç nedeniyle evine haciz gelen yurttaşlar, işini kaybeden esnaflar ve borç yükü altında ezilen aileler, toplumsal huzursuzluğun artmasına neden oluyor. Hukukçular ve sosyal bilimciler, bu tablonun uzun vadede sosyal dokuyu zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor.

Ekonomik göstergeler, borçluluğun yapısal bir sorun haline geldiğini ve yalnızca geçici düzenlemelerle çözülemeyeceğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, gelir dağılımında adaletin sağlanması, ücretlerin enflasyon karşısında korunması ve borçlanma politikalarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, icra dairelerindeki yığılmanın daha da artacağı ve sosyal krizin derinleşeceği öngörülüyor.


Proleter Haber sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Bir kişi bu kadar terör örgütüne nasıl aynı anda üye olabilir?Anadolu Üniversitesi’nde Bir Tasfiye Hikâyesi

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.